bağırmayın çocuklar, bağırmayın
sevinmesin düşmanlarınız
biliyorum,
bu bastığınız yer değil sanki mayın
ama n’olur ağlamayın çocuklar
ağlamayın
efkarlanmak nedir bilir misin
efkar aslında fikirden gelir
eski dilden biraz anlayan bunu bilir
peki fikir nedir
fikir, zikirden sonra gelir
hani görürsün
bir entari aldı kırıtarak
eski bir orospu
iki parmağıyla yoklayarak
verdi kumaşın notunu
kumaşa yetmeyeceğini iki parmağın
ve aldığı üç kuruşun da
şarkıların ismini çağırdığı kadar
bağırdım seni sokaklara bu gece
yoruldum en az lambalar kadar
yandım ben de tek başıma saatlerce
etrafıma baktım seni görmek ümidiyle
garson,
bi içki ver bana.
donatalım şöyle masayı,
dağıtalım kafayı.
yalnızım bu gece,
neden diye sorma!
gülüşün çok tehlikeli
bence hemen yasaklansın
daha fazla gülersen
kurbana bir kalp doktoru atansın
beş metreden fazla yaklaşma gülerken
bir de haber et öncesinde
her yer çok kirli
açmayın perdeleri
dışarıda ayağı kayarken masum bir kızın
lütfen açmayın kapatın kapıları pencereleri
bir de bağırışlarıyla uğraşmayalım vicdanımızın
kalbimiz ferahlasın
insanlar var, insanlar…
kaçıyorum, yakalıyorlar
yalan söylüyorlar
huzur bozuyorlar
affediyorum, affediyorum…
aldatıyorlar
özlemek yasaklandı bana
akşam yemekleri zaten tatsız
içki şişeleri hepten saklandı
aman dediler bu deli
içer içer kapısına dayanır
sevdiği buradan gitti gideli
başaramadığım ağaç dikmek
suçum insan sevmek
aradığım aşk
ulaşamadığım ölümdür benim
sevemediğim yalandır
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!