Gurbet elden çıkıp vardım Tekke'ye
Yürüdüğüm yolun tozu kalmamış
Baktım şöyle Çirişliğin tepeye
Yeşilinde yayılan kuzu kalmamış
Açılmış yoncalar otlar diz boyu
Nice canlar verdik senin ugruna
Yıldıza ayına kurban olurum
Doyum olmaz gökte senin seyrine
Rengine yayina kurban olurum
Yoktur başka esi yoktur emsali
Arada bi sorarsın ya bizim elleri
Ben anlatamda sen dinle be Osman
Köy aynı degil bıraktıgın gibi
Degişen çok şeyler var be Osman
Gençten bi dohtor varki şeker gibi
Bizlerden birisi oldu çıktı sanki
Herkeste onu evladi gibi sevdi
Buzamanda kendini sevdirmek zor beOsman
Bogün yarın derken geciyor ömürler
Güz mevsimi düştü dala yaprağa
Ekini gübreyi saçtık toprağa
Kar yağmak üzere bostana dağa
Gara gış gapıda bekliyoz be Osman
İnekler gurudu azaldi südü
Beni gavur etme Hakgııı
Diyerek bagırır Gerük dayı
Oda yolladı gurbete çocukları
İsmayilinen başı belada be Osman
Epey zaman oldu yazmadım sana
Kalemi defteri attık be Osman
Ne olur küsüp te darılma bana
Geceyi gündüze kattık be Osman
Gurbet denen illet beni de buldu
Yeşile bürünmüş yine yaylalar
Resimler teselli etmiyor Osman
Otları biçtigim bozkır tarlalar
Bugdayı bagrında bitmiyor Osman
Daglarına çökmüş çise dumanı
Gurbette kalmadı tadım ve tuzum
Özlemi gönlümden taşıyor Osman
Sabahlar olmuyor geceler uzun
Bu hasret boyumu aşıyor Osman
Zenginin haline diyecek yoktur
Yeni mi geldin sen bizim ellerden
Reşadiye İsgesür den ne haber
Anlat gardaş hele şöyle köylerden
Kapaklı'dan Yolüstün'den ne haber
Yolum gözler Yagsıyan'la Kuyucak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!