Yalnız olan şairlerin, beklentisi hep boşuna
Gereksiz basar dururlar, klavyenin her tuşuna
Anlam yükleyip inanır, gelmeyen talih kuşuna
--Sağa sola savrulmuştur, kalemi öteberisi
--On dört Şubat’ta gelmeye, korkuyor ilham perisi.
Beklemeye doyum olmaz, bir perinin gelişine
Yalnız olan hasret kalır, gelip zili çalışına
Az sonra gelecek diye, hayallere dalışına
--Beni bile güldürüyor, bu hikayenin gerisi
--On dört Şubat’ta gelmeye, korkuyor ilham perisi.
İçinde bir aşk olmayan, aşka nasıl şiir yazar
Bugün geçsin, yarın bitsin, gelsin hele şöyle pazar
Neler yazacağım neler, inşallah değmesin nazar
--Bu gece dertlerin bile, bize düşer en irisi
--On dört Şubat’ta gelmeye, korkuyor ilham perisi
Keşke gelse kahve yapsam, şöyle karşılıklı içsek
En anlamlı hecelerden, bu geceye şiir seçsek
O söylese ben söylesem, sonra kendimizden geçsek
--Bunu yalan söyleyerek, korkutmuş kesin birisi
--On dört Şubat’ta gelmeye, korkuyor ilham perisi.
Bir başka şairi gördüm, tek başına oturuyor
İşte böyle günler diyor, hevesimi bitiriyor
Çok çabuk pes etmiş gibi, ümidini yitiriyor
--Bedeni buz kesmiş sanki, büzüşmüş bütün derisi
--On dört Şubat’ta gelmeye, korkuyor ilham perisi.
Neden korkuyor ki neden, gelse ona saldırmayız
Belki öperiz koklarız, ama vurup öldürmeyiz
Periye yürümüş diye, kendimize güldürmeyiz
--Bundan sonra da gelmesin ne ölüsü ne dirisi
--On dört Şubat’ta gelmeye korkuyor ilham perisi…
------------------- 140220200420
Zeki Kaymakcı
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 20:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!