Hey, size diyorum size:
Öylesine burnunuzu soktunuz ki her şeyimize, her yerimize...
Ne sevmeye zamanımız, ne aşık olanımız oluyor!
Bize yazık değil mi?
Öyle kararttınız ki günlerimizi.
Ne güneş doğuyor, ne gülenimiz bulunuyor!
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



