Bir bakış ki zamanı unutturur,
Gözlerdeki o uzun, derin sessizlik…
Ses tonumda istemsiz bir yumuşama,
Bir nehrin yatağına dönüşü gibi Nihâl’in adını söyleyişim.
Bu bir itiraf değil, varlığın ifşası,
Sözler susar, beden konuşur.
Küçük bir dokunuş, koca bir âlem,
Parmak uçlarında yanan bir kıvılcım.
Tenin titreyişi inkâr edilemez,
Saf duygunun coşkun nehri, kontrolsüz.
Karşımdaki anlar işte o an:
“Bu sadece arkadaşlık değil” diye fısıldar kalbi.
Utanç değil, şaşkınlık sarar ruhumu,
Pişmanlık değil, çıplak bir hakikat.
“Sakladığımı sanırdım bu aşkı,”
Derim, “ama o çoktan konuşmuş.”
Maske düşer, savunma kalkar,
Yakalanış, otantikliğin mührüdür.
Ne rol vardır bu sahilde, ne kurgu,
Ne manipülasyon, ne yapaylık.
Sadece saf bir duygu, metafizik bir buluşma,
Mistik bir aşkın zarif tutkusu.
Nihâl, seninle yakalanmak,
İki ruhun sonsuz okyanusta buluşmasıdır.
Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 15.1.2026 22:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!