İki oltanın ipiyle* bir kuyuya indi bir balık
Çıkışı sordu kapıyı aratan
O iplerle kör kuyuya inen bir kapı ve çıkış bulabilir mi?
İbret ile gazabı gösterdiklerine bir kapı daha gösterecek yaradan
O vakit yine mi çekilmeyecekler aradan!
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Devamını Oku
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.




Anladığım;
"İpte bizde, olta da...
Hem salar, hem yakalarız!"
Zaten diyorum hep.. "Tesadüf değil"
Öyle her kişinin harcı da değil, başımıza gelenler!
"Ölçülmüş biçilmiş"
Uygulamaya konmuş,
"Sorunu önce yarat
Sonra çöz" mesela,
Ben de ona, "yangını çıkarandan söndürmesini beklemeyeceksin" diye tarif ediyorum,
Anlayana!
Örnek mi?
Daha "dün"
"Kara para" meselesi!
Önceki gün, "NAS" idi,
Kullanıldı
İşi bitti,
Faizin en yükseğini ülkemiz veriyor şimdi!
Daha sayalım mı
Yakında "Suriye" meselesi gelir, gündeme,
Sanki bizi "kolumuzdan tutup" öyle soktular Suriye'ye
Mayınları başkaları temizletti!
Mesele şu,
Sorunlar, "ipi tutanın"
Oltayı atanın işi!
Tebrikler Önder Kardeşim..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta