Karşılık, sevginin kendi kabuğuna çekilmeden evrene yansımasıdır.
Bir yalnız ney sesinden, iki nehrin birleştiği şelaleye dönüşmektir bu.
Tek başına yanmak değil, iki mumun alevinin aynı havayı titretmesi.
Karşılık almak, sadece “seviliyorum” demek değil Nihal.
O, şu cümlenin ruhun derin kuyusuna düşüşüdür:
“İçimdeki sonsuzluk, bir başka gökte yıldız buldu.”
Bu, yalnızlığın kader sanılan duvarına vurulan ilk çatlaktır.
Bir aynada kendini değil, “bizi” görmenin ilk şaşkınlığı.
Belirsizlik sisleri dağılır,
Zihin ilk kez sükûnetle nefes alır,
Kalp artık “ya reddedilirsem” korkusuyla atmaz.
Çünkü dokunmak artık bir dua gibi güvenle kurulur,
Birleşme ihtimali, ayrılık ihtimalinden daha gerçektir.
Bu, sevginin en çıplak, en cesur hâlidir Nihal.
“Ben de seni seviyorum,”
Bir ruhun diğerine attığı can yeleğidir.
Yoruma kapalı, şüpheye yer bırakmayan bir açıklık.
Sarsıcıdır, çünkü geri çekilecek bir perde yoktur artık.
İyileştiricidir, çünkü sessizlik artık bir boşluk değil, doluluktur.
Bu, sevginin ete kemiğe bürünüşüdür.
Hayatına dahil edilişin,
Planlarının merkezinde oluşun,
Sabah uyanışından gece rüyalarına kadar
Süreklilik arz eden bir “evet”tir.
Bu karşılık şöyle fısıldar:
“Seni sadece istemiyorum Nihal, seni soluyorum.”
Dokunuşlar burada istikrar bulur.
Ve istikrar, sevgiden bile kadim bir güven zemini sunar ruha.
İsim koymak, sevgiyi dillendirmekten öte, onu var etmektir.
“Sevgili” demek, bir ilişkiyi haritaya işaretlemek gibidir.
Artık “o” değil, “Nihal’im” dersin.
“Bir şey” değil, “aşkımız” olur.
Bu bir aidiyet değil, bir tanıma biçimidir.
Birbirini yalnızca hissetmek değil,
Dünyaya karşı “biz” diye haykırmaktır.
İsim, sevgiyi gizem olmaktan çıkarır,
Somut, dokunulabilir, paylaşılabilir kılar.
Karşılık ve isim koyma…
Biri içsel yankı, diğeri dışsal ilan.
Birlikte, aşkı bir iç monolog olmaktan çıkarıp,
Evrensel bir şiire dönüştürürler.
Nihal, sevmek bir dua ise,
Karşılık almak “amin” sesidir.
İsim koymak ise o duanın mihrabıdır.
Artık yalnız değilsindir.
Bir başka kalp, senin ritmine ayak uydurmuştur.
Ve bu uyum, sonsuzluğa açılan ilk kapıdır.
“Seni seviyorum” demekle başlayan her şey,
“Biz” diye biten bir destana dönüşür Nihal.
Ve o destan, iki ruhun birbirinde bulduğu
En kadim, en ilahi evdir.
Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 13.1.2026 18:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!