İki Kişi İçin Suç Müziği
beğenmeyenler olacaktır ama ben ukala bir ömür çıkardım işte şapkamın içinden
kıvılcımın yangına dönüşme arzusu belki, içimdeki bütün körlere çelme takma isteği
her kadının kokusunu ayrı ayrı duymam, her otobüste kavga çıkarmam belki hep bu
göz altlarımı çizdiğim kemik saplı çakıyı nehre bıraktım
bileğimdeki kaşıntıyla kendini ele veren kanın çağrısını
çocukken dinlediğim bir masalla yatıştırdım
işte bir çentik daha dünyaya upuzun kurt bakışlarımla
size de anlatır belki gecemi üzgünlüklerle dolduran rüzgar
martılara hikayeler anlatarak sakinleşebilen bir adam olacağımı bilmeden sonunda
-hikayeler, akşam oldu mu meyhanelere deniz iklimi taşıyan balıkçılara dair-
ve yaşadığım kentin yaşadığım
..........
..........
Kayıt Tarihi : 22.1.2012 05:09:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Gönlün olmazsa Nilgün’ün cinsini cibilliyetini bile malzeme yapar kara çalarsın
Aşk olsun sana ağbi.’’Şiiri beğenmedim sevmedim sevemedim de’’ de işin içinden çık vallahi sana kimseler bir şey demez sana.
hasılı vel kelam şiirin arkasında arkadaş olmaktan hoşlanacağım bir siluet mevcut...yazdıklarının şiir olup olmadığına aldırmayacak kadar şiirle dopdolu nefesler alıp veren bir siluet... beden kokmayan, bedenden arınmış düşünceye ve duyguya dönüşmüş yani siluet haline dönüşmüş bir ince ruh..
mırıldanan bir şiir....güzel şiir...
Dizeleri düzyazı yeknesaklığından kurtulmuş, aceleci okumalara izin vermeyen bu metin -evet, yüzde yüz şiir- sağlamcı bir çabanın ürünü.
Şairi, belli ki dilbazlık derdinde. Yine belli ki, dilbazlık tuzaklarında korkusuz... Şiirde en sağlam direkler ise bazılarının dört elle sarıldığı o -dumandan- imgelere uzak duruş.
Tarzım mı? Değil... Ama, kendine inancın mütevazı şiiriydi okuduğum, bana düğmelerimi iliklemek düşer.
okudukça şiiri daha çok sevdim tebrikler şair.
Şiir öte tarafı da bu tarafı da kuşatan ne kadar uçsuz bucaksız bir iklim. Şişede balık olanı mı ararsın, arafta asılı kalanı mı, gidip o taraftan bu tarafı seyredeni mi, şapkadan tavşan çıkaranı mı her bir şey var. Bakın mesela Nilay Özer de niyet tavşanı olmak istemiş Çırak isimli şiirinde;
Beni dişi tavşan kalıbına dök usta
Suskunum söyleyecek tek sözüm kalmadı
Davalar, uluslar, haksızlıklar bir yana
Kendini zor taşır bu uyurgezer akıntı
Usta senin ak ellerin renklerle dosttur
Ser önüme mavileri niyet çekeyim
Gökyüzü dediğin bazen ölü bir kuştur
Yeter ki yolumda olduğumu bileyim
Beyazdı uykular birden kana bulandı
Usta kan sıçradı şiir cibinliğine
Ay ışığından gebe kaldı köy kızları
Kim babalık edecek böyle sefil bilince
Beni anmaz usta kör noktası hayatın
Sevdanın nefretle seyreltilmiş adıyım
Öncesine rastladım o tirşe tufanın
Tüm soykırımların sonrasına rastladım
Beni dişi tavşan kalıbına dök usta
Çok üretsin çabuk olgunlaşsın çırağın...
İnsanın muhayyilesi kendisinden ve yapabileceklerinden çok daha büyüktür inanın. Allah çok şükür ki bizlere hayal etme yetisini vermiş. Gördüklerimizi ve bildiklerimizle yetinseydik(Gördüklerimiz Bildiklerimiz değildir……Kemal İspir tini) bu hayat maazallah çok sıkıcı ve berbat bir şey olurdu öyle değil mi?
Mesela siz Nilgün’ü kırk beş senede ancak bir kez gördünüz. Bu süre zarfında hiç hayal kurmadan mı yaşadınız? Ya da kendinizi bu yaştan sonra dünyanın en büyük şiir eleştirmeni olarak görüyorsunuz. Bunun ne sakıncası var, her şey bir hayalle başlar öyle değil mi? Ben elli yıl sonra okunup yüzyıl sonra anlaşılırım diyorsunuz. Kim bilir bakarsınız gelecek nesiller üç bin yıldır sınır konulamayan şiire sınır koyarlar sizin yaklaşımınızı benimseyip dağı suyu rüzgârı olmayan şiirler çer çöptür derler. Sizi hayırla yâd ederler.
Demem o ki hayalin sınırı yoktur hocam. Sizin hayallerle kıyaslandığında öyle kötü bir hayal de değil hocam şairinkisi canım hocam.
Şimdi dehlip neydi hocam? Desem (Bizim Antep de Fıstık ve bulgur işleyen tesislere dehlip denir.)Kafanda gezen bin tane dehlip değirmen hikâyesi vardır Allah bilir. Değirmen ile dehlip farklı şeydir onu belirteyim.Değirmenler öğüten dehlipler kabuk soyan tesislerdir. Kantarın topuzunu diyorum hocam , kaçırmayalım diyorum hocam.
Maazallah öte tarafın şaşmaz terazisi varır varmaz devreye giriyormuş. Hemen yatırıyorlarmış falakaya hocaaaam.
Selam ve hürmetler şiir gönüllüsü güzel insanlar.
TÜM YORUMLAR (20)