Iıı. Bab — Yürüyüş ve Yük

Ahmet Murat Kaya
36

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Iıı. Bab — Yürüyüş ve Yük


Ateş eldeyken
yol daha uzundur.
Prometheus aşağı doğru indi.
İnmek, düşmek değildir;
ama her iniş
bir yükleniştir.
Gökyüzü arkasında kapandı.
Tanrılar artık bakmıyordu—
ya da bakıyorlardı ama
görmemeyi seçmişlerdi.
Görmemek, suç ortaklığının en eski biçimidir.
Ateş avucundaydı.
Ama el artık eski el değildi.
Ateş tutulan şeyi de değiştirir.
Taşıyanı da.
Yeryüzü ilk kez
bir yaklaşmayı hissetti.
Toprak kabardı,
rüzgâr yönünü şaşırdı,
gece erken çöktü.
Çünkü gece,
ışığın gelişini herkesten önce duyar.
İnsanlar vardı aşağıda.
Dağınık, ürkek, suskun.
Birbirlerine yakın ama
birbirlerine uzak.
Aynı karanlıkta
farklı korkularla yaşayanlar.
Prometheus onları izledi.
Uzaktan.
Çünkü kurtuluş,
tepeden inince öğretir ama
yaklaşınca tereddüt eder.
İnsanların elleri boştu.
Ama boşlukları doluydu:
korkuyla, açlıkla,
bilinmezlikle.
Ateşi ilk gördüklerinde
geri çekildiler.
Işık,
karanlığa alışmış gözleri
acıtır.
Bir çocuk ağladı.
Bir yaşlı sırtını döndü.
Bir kadın ellerini siper etti yüzüne.
İnsan, ilk kez
bilmediği bir şeyle
karşı karşıya kalmıştı.
Prometheus durdu.
İşte en zor an burasıydı.
Ateşi almak cesaret ister,
ateşi vermek
sorumluluk.
Ateşin insanın elinde
neye dönüşeceğini
bilmiyordu.
Ama şunu biliyordu:
Bilmemek,
vermemek için mazeret değildir.
Bir adım attı.
Sonra bir adım daha.
Her adımda
ateş ağırlaştı.
Çünkü ateş,
paylaşıldıkça çoğalmaz—
sahibini yalnızlaştırır.
İnsanlardan biri yaklaştı.
Titreyen bir el.
Ateşe uzanan ama
dokunmaya korkan bir el.
Prometheus ateşi uzattı.
Söz söylemedi.
Çünkü bazı anlar
dille bozulur.
Ateş el değiştirdi.
İşte o an
dünya gerçekten başladı.
İnsan ilk kez
geceye karşı durdu.
İlk kez karanlık
geri çekildi.
İlk kez korku
bir şekil aldı.
Ama her başlangıç gibi
bu da masum değildi.
Ateş başka ellere de geçti.
Isıttı,
aydınlattı,
ama bazı bakışları da
sertleştirdi.
Prometheus bunu gördü.
Ve içinden geçen cümle
en ağır olanıydı:
“Ben ateşi verdim,
niyeti değil.”
Yürüyüş devam etti.
Köy köy,
vadiden vadiye.
Ateş yayıldıkça
Prometheus küçüldü.
Çünkü kahramanlık,
paylaşıldıkça görünmez olur.
Bazıları ona dua etti.
Bazıları lanet okudu.
Bazıları ateşi alıp
adını unuttu.
İşte yalnızlık
tam burada başladı.
Tanrılar uzaktaydı.
İnsanlar yakındı.
Ama Prometheus
ikisine de ait değildi artık.
Gece çöktüğünde
ateşler yanıyordu artık yeryüzünde.
Ama o
karanlığın içinde tek başına yürüyordu.
Omuzlarında
görünmeyen bir kaya vardı.
Zincir henüz vurulmamıştı
ama ağırlığı hissediliyordu.
Ve Prometheus ilk kez
şunu düşündü:
“Ateş insanı ısıtır,
ama taşıyanı yakar.”
Yine de durmadı.
Çünkü durmak,
verilmiş bir şeyi
geri almaktır.
Yürüdü.
Sessiz.
İsimsiz.
Artık destanın merkezinde değil,
kıyısındaydı.
Ama dünya değişmişti.
Ve bu,
geri alınamazdı.

Ahmet Murat Kaya
Kayıt Tarihi : 20.1.2026 02:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!