Ya taşlar soğuyorken,ya ısınırken taşlar,
Bir ihtiyar husursuz,bekler gibi birini.
Diker de kalır öyle kapıya gözlerini,
O en uzun geceye,sessiz bir gidiş başlar...
Bir fısıltı gibidir hüzün acı sesiyle,
Toprak çeker kendine,çağırır da derinden.
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta