Titreyen yaprakların hazin bestesi oluyordu ıslıklarıyla rüzgar
Sandalyesinde bir öne bir arkaya sallanan bir ihtiyar nedensiz ağlıyordu
Yalnızlık vurmuştu, penceresinin buğusunda çizilen suretin gamzesine
Hasretin fırtnalı vurgunlarında kendini cılız bir umuda bağlıyordu.
Dalgın denizlerin durgun tebessümünü süslerken yakamozlar
Gök yüzünü yağmurlu bir sabaha hazırlıyordu
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta