Titreyen yaprakların hazin bestesi oluyordu ıslıklarıyla rüzgar
Sandalyesinde bir öne bir arkaya sallanan bir ihtiyar nedensiz ağlıyordu
Yalnızlık vurmuştu, penceresinin buğusunda çizilen suretin gamzesine
Hasretin fırtnalı vurgunlarında kendini cılız bir umuda bağlıyordu.
Dalgın denizlerin durgun tebessümünü süslerken yakamozlar
Gök yüzünü yağmurlu bir sabaha hazırlıyordu
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta