Güllerle bülbüller nasıl ki yarya, Bir an ayrılsalar, hasret doğar ya, Bülbülün zârında dermanı varya, Benim de gülzâra ihtiyacım var. Balıklar yüzmeye, derya dibinde, Ayılar uykuda, kışın ininde. “Ben hastayım!" diyen durmaz yerinde, Benimde tabibe ihtiyacım var. Kanat vermiş Mevla, kuşun uçmaya, Dağlarda tomurcuk, çiçek açmaya. Canlının, cansızın; güneşe, aya, Benim de ışığa ihtiyacım var. “Hakk'tır arzum!" diyen kişinin yola, Gayrıda bitemez, yaprağın dala. Arının çiçeğe, peteğin bala; Benim de reyhâna ihtiyacım var. Kurumuş topraklar yağmuru arar, Karıncayı dâne telaşı sarar. Mecnun gördüğüne Leyla'yı sorar; Benim de Aslı'ma ihtiyacım var. Kerem değilim, yâre kül olayım! Bir himmet kıl, güle bülbül olayım. Beni Yaradana has kul olayım. Köleyim, sahibe ihtiyacım var…
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta