Bir yârim olsun isterdim mavi gözlü,
Güzelliği ile aydınlatsın nur yüzlü,
Ağzından dökülenler ise bal sözlü,
Aşkımız karşılıklı olsun gerçek ve özlü…
Acaba nerede bulabilirim bu güzeli,
Sonbaharda başlardı o güzel sesin,
Kış mevsiminde bile duymaz olduk.
Uzaklardan duyulurdu çağıltı sesin.
Yakından bile akıntını duymaz olduk.
Her gün sendeki eksiklik çarpar göze.
Nerede Eski Kışlar?
Sanki bir bahar havası var her yerde.
Islaklık yağmur kokusu yok çevrede.
İnsan susuz kalırsa düşmez mi derde.
Hani o eski ve soğuk kışlar nerede?
07.07.2017
Çok kişi evlenelim dedi,
Evlenmek için el ele verdi,
Mutlu yuva kurmaktı derdi.
Evlenme tarihi ne güzel,
Bugün Ramazanın,orucun on ikisi.
Oruç tutanlar yener küfrü ve yeisi.
Umutsuzluk, karamsarlık kaybolur.
Tüm kulların oruca karşı artar ilgisi.
Oruç tutanlara yaklaşamaz şeytan.
Ecel derler; genç, yaşlı hiç dinlemez,
Ne zaman geleceğini ise söylemez,
Kimse ne zaman öleceğini bilemez,
Erken ayrıldın be oldu mu emmioğlu...
Her gelişte gezerdin ayağının tozu ile,
ÖLÜM KAPINDA…
Ölüm bu…Davetsiz gelir seni almaya.
Açma bakalım kapını açmaya bilir misin?
Niçin aldandın dünyada bu kadar kalmaya.
Kal bakalım dünyada kalabilir misin?
Besmele ile başlanır her hayırlı işe
Yapacağın her iş olursuz olur mu?
İnsanoğlu elbette koşmalı karlı işe
Yapacağın her iş olursuz olur mu?
Olur almadan misafirliğe bile gitmez,
Bir sessizlik var görülen her yerde,
Serin yerler çaredir sıcaklığa derde.
Hani yediğin, içtiğin günler nerede?
On bir ayın sultanı var her yerde.
Gece karanlığı sahur ile aydınlanır.
Bugün Ramazan ayının on dördü,
iftarı açarken Dolunayı gördü.
Oruç ile gecemize aydınlık gelir.
Karanlığı ayın parlaklığı bürüdü.
O zamanlar hicri, ay takvimi vardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!