İhanetin bedeli kanla yazılır,
Gözyaşıyla değil, küfürle anılır adı.
Bir kalbi kırmak marifet değildir,
Adam olan sırtından vurmaz adamı.
Sen ne sandın?
Yıkar geçerim de iz bırakmam mı?
Her gece vicdanına çöken o ağırlık
Benim susuşumun intikamı.
Ben sustum diye güçlüsün sandın,
Oysa sessizlik fırtına doğurur.
Sabır dediğin şey ince bir iptir,
Koparsa altında herkes boğulur.
Gözlerimin içine baka baka yalan söyledin,
Cesaret sandın yüzsüzlüğünü.
İhanet gizli yapılır sanırsın hep,
Oysa ele verir insanın çürümüşlüğünü.
Beni değil, kendini küçülttün,
Bir anlık heves uğruna yaktın evi.
Şimdi enkazın ortasında bağır,
Duymaz kimse kendi sesinden gayrı.
Ben var ya, ben küllerimden doğmam;
Ben ateşin ta kendisiyim artık.
Yakmam diyordum, içimde saklıyordum,
Şimdi yanmayı da yıkmayı da öğrendim artık.
İhanetin bedeli ağırdır dediler,
Sen hafife aldın, dalga geçtin.
Bir kalbi kaybetmenin ne demek olduğunu
Kaybedince anlayacaksın, geçtin.
Affetmek mi?
O kelime sözlüğümden silindi.
Çünkü bazı yaralar kabuk bağlamaz,
Üstü kapanır ama içi hep derindi.
Ben sana güveni altın diye sundum,
Sen bozdurup harcadın ucuz bir yerde.
Şimdi hangi yüzle çıkacaksın karşıma?
Kırık aynalar bile utanır senden perde perde.
Yalnız kalacaksın bir gün,
Adımı anmaya cesaret edemeden.
Çünkü ihanet eden herkes bilir:
En büyük ceza, güvenememek yeniden.
Ve ben?
Ben dimdik duracağım karşında.
Çünkü kaybeden ben değilim —
Ben kalbimi korudum,
Sen insanlığını bıraktın ardında.
İhanetin bedeli bazen bir tokat değildir,
Bazen bir daha asla dönmeyiştir.
Ve inan, en ağır intikam
Birinin gözünde tamamen bitmiş olmaktır.
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 15:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!