Kurmaca bir yaşamın kıyısında
Sen eğlerken gönlünü teninde
İplik iplik çözülüp
Bin parçaya bölündü hayallerim
Buruk anların koynunda
Hicran akıyor siyah kaleme
Sana son vedamı yazıp
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Alıp başımı gideceğim buralardan
Veda etmeden
İşim yok artık mehtapla ayla
Ne ara ne de sor beni
Var say ki öldü
Yok artık Leyla
hiçran yüklü de olsa harikulade yüreğin der görmesin
saygı ve muhabbetle kutlarım
buda benimki
Değişmiyor! ...
Kara kelam, kara yazgı,
Nokta, virgül, çizgi çizgi,
Değişmiyor, değişmiyor,
Kırık hava, buruk ezgi.
Acılardan, acı hayat,
Suçluların, suçu hayat,
Değişmiyor, değişmiyor,
Güçlülerin, gücü hayat,
Kara kalem, kara hece,
Kırık çizgi, ünlem hece,
Değişmiyor, değişmiyor,
Nasıl bilmem, bilmem nece.
Çarkı felek, çarkı kırık,
Biri değil, kırkı kırık,
Değişmiyor değişmiyor,
Yürek ezik, türkü kırık
........................
kutlarım öfke dolu bir şiir o adamın yerinde olmak istemezdim:)))
bende neredeyse iki aydır yoktum sevgili leyla bugün girdim uzunca bir zamandan sonra ve bu hüzün şiiriyle bütünleştim çok beyenerek okudum hüzünsüz yaşam yok galiba artık yinede şiirlerde kalsın dileğim sevgili arkadaşım sevgimle
müzeyyen başkır
KALEMİN, KELAMIN, YÜREĞİN VAR OLSUN LEYLA HANIM.. GÜZEL BİR ŞİİR.. KUTLARIM..
Denizin terkettiği bir kıyıdayım
Kum tanaeleri gibi bin parçaya bölünüp
Savrulmuş hayallerim
Sevdamı savrulan kumlara yazıp
İhanetini yüreğime kazıyorum
GÜZEL DİZELER SEVEREK OKUDUM ...KUTLARIM SİZİ
Leyla hep olsun... Olmalı... Yoksa, bu anlamlı şiirleri nasıl yazabilir ki? Bir duygu seliydi şiiriniz.. 'İhanet' her zaman cezalandırılır... Herkes gönülden sevemez çünkü.. Ama siz kendinizi cezalandırmışsınız, Leyla yok demekle.. Leyla var ve dünya durdukça da var olacak..Sevgiyle kal
Güzel duygular ve sevginin yerini sitemler almış.Hatta ölüm bile göze alınır olmuş.Neyse bunlar sadece şiirde kalsın,gerçek olmasın Leyla Hanım.
Kutlarım güzel şiirinizi. Seven yüreklerin sıkı sıkı bağlanmasını ve ihanetlerin olmamasını dilerim. Belki de bizim ihanet saydığımız başkalarına göre aşk. Kimbilir! Son anda nedense böyle de bir düşünce geldi aklıma. Gönüldeki arzularınızın gerçekleşmesi dileklerimle. Saygılar.
Gözlerin engin denizlerimdi
İhanetin kuruttu gönlümün kor denizlerini
Kuma gömdü yüreğimi
Engin denizlere gömdüğüm acılarımı
Gel gitlerinde çekilirken
Geri bıraktın bana
Yosun yeşili gözlerim ağlamıyor
Denizin terkettiği kayaların yosunları gibi
Kurudu göz pınarlarım
tebrikler çoook hooooş.
hüzünsel dizlerinizi büyük bir hazla okudum...zaten edebiyatın tadı hüzünsel dizlerde değil mi?...bir şekilde acılarımızın bizlere ördüğü duvarları dizelere dökmek biraz duvarları yıkacakmışız gibi geliyor...yüreğinize ve emeğinize sağlık...kutlarım...ant+10
Bu şiir ile ilgili 82 tane yorum bulunmakta