Kim bilir ben, bindiğin kaçıncı gemi,
Ne olursan ol, unutamayacaksın,
Hissedeceksin peşinde gölgemi,
Kimse ile mutlu olamıyacaksın.
Ateşe atıldığını anlayacaksın bile bile,
Birgün vicdan azabından eriyeceksin,
Sakat Süvarinin Karısı
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
Devamını Oku
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
Ne dersin?
Mürekkebi kan ile kalemime sarıldım
Bana ettiklerini yazayım mı ne dersin
Dokundurdun gönlüme sana hayli darıldım
Artık bu sessizliği bozayım mı ne dersin
Ben seni gözlerimde büyütmüşken alemde,
Sana olan hasretle kıvranırken elemde
Gönlümü okur gibi kanattın bir kalemde
Beni üzdüğün gibi üzeyim mi ne dersin
Gönlüme sığdırmıştım dünya kadar kederi
Ona değer vermedin var mı bundan beteri
Bu mudur sevenlerin, değişmeyen kaderi
Sana ya da kadere kızayım mı ne dersin
Düşürdün çamurlara aşılmıyor batağın
Zehirli sözler saydın bal akarken dudağın
Umudumu yok etti hele bu son atağın
Bundan işin sonunu sezeyim mi ne dersin
Beni alamayanlar halime güldü geçti
Bu bir alın yazısı başımdan geldi geçti
Geçici bir hevesti bağrımı deldi geçti
Kan deryasına attın yüzeyim mi ne dersin
Gökte ki yıldızları benim için say dedim
Saydıkların hep senin, istemem bir pay dedim
Gündüz güneşim dedim gece sana ay dedim
Şimdi karanlıklarda gezeyim mi ne dersin
Saatin saatine uymaz kaçıp gidersin
Kavak yaprağı gibi döner hatta betersin
Sabrımı dener iken sonsuzdur zannedersin
Yanılmışsın altını çizeyim mi ne dersin
Mikdatî der ne bicim, nasıl sevda gütmekti
Gayen maksadın belli, beni deli etmekti
Böyle yaptıktan sonra bırakıp da gitmekti
Kolay bir bilmecesin çözeyim mi ne dersin
Mikdat Bal
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta