Arif bakmaz mı sanırsın Yer'e-Ay’a,
Neylesin bir kuvvetle gerilmeyen Yay’a,
Arif olmayanın ömrü baharı,
Geçip gider 1-2-3 deyip günleri saya saya.
Polatlı’dan geçerken Ankara’ya,
Bir ayrılık geldi başımıza,
Ninni söylerken akyağlıklı annemiz,
Kafkas dağlarından içtiğimiz berrak su,
Bir anlık yiğitlikti hayatımız
Bir ayrılık düştü içimize,
Ey Türk oğlu, Ay neçe, Güneşmi kalkan,
Tarih zafere gebe tan ağarırken,
Bayrağında taşıdığın Ay-Yıldız Alkan,
Fetih yeniden başlar gün doğarken.
Ayak bastığın her yer senindir Ey Türkoğlu,
Çölün kumları kurudu, garbın postallarında,
Gizli geçitlerden süzülür Eyyübi Kudüse,
Kılıç kuşanır Bedr dostlarında,
Endülüsün ölüleri dirilir Tarık öperse.
Çöle nefes, Yesribe seccade,
Gönlümüz bir baharla vurur alnımıza pür-ü pak,
Görünür ziyasında her bir saniyenin içinde Hak,
Yaratanına yürüyen cümle baş ve ayak,
Bir'in ziyasında bulur gönlünü, Bir'in ziyasında yak!
Renge ve hisse dokunan melek,
Çeçenya,
Ağlamaz gözlerinden,
El bağlamaz ele,
Özgür olmadıkça.
Çeçenya,
Andırın kar kokuyor şimdi sıcacık,
Tokmaklıdan bir yürüyüş mesafe Anacık,
Zaman değişmedi herkesin gözü varken sende,
Kimi gizli gizli bakar, kimi gün gibi açık.
Gece bir boşluğa çıkıverdi yüreğim,
Sen gidince hasretler içinde,
Sabırlarım tükenir sabırlarım,
İçimi açacak yolları getir bana,
Ansızın,
Kimbilir kaç mevsimli rüyadasın,
Her yanımız ateş, ateşten sarılmış bu duvar,
Baktığımız dağlarda aşklar içinde kalmışız,
Bilmediğimiz bir ayrılık,
Onulmaz yerde kesiyor yolumuzu,
Bir damla su tüm aşkımızı alıp,
Bir ikindi; sizlerle hasretlerimi paylaşmak için,
dile getirdiğim izdırapları kendi yüreğimde,
şimdi sığmadı benim içime, düşündüm,
Neden benden kaçıverdi yüzlerinizin ahengi.
Sandım, şimşekler çaktı ruhlarınızda dirilerin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!