Zatım İki parça olur; acı sarınca kalbi;
parçaları birleştiren zaman, dâhi s onsuzdur
Yüreğim az haneli, küçük sahil beldesi, bebeğim.
Ömrümün temmuz sıcağı, alınyazım tenha
sabahları iskeleye bağladığım iki kırlangıç sevinci
saçlarıma sarılan sardalya pulunun kokusu,
emanetim küçük fırtına kuşunun kanatlarına bugün
İşte! En kırılgan yerinden denizaşırı öpüldün
rıhtımın dudaklarında kutsal bir esinti gün
Kıyısında büküm küçük dere’nin, öyküm dikenli;
elim Çınarlık Meydanı’nda törpüleyen heykelini
yılgı; gölgelerimden damıttığım çile, hüzün teri
bir an döner bir an durur, benliğimin semâzeni.
Küçüksün bebeğim küçük!
Yazdıklarımı say ki şimdi sildim İdilika!
Gün olsun büyü, saçını tutan güneşe keyifle bak
Her gün kızıllığa saklanan, bu gölge akşamın delisi
mutluluk sığındığım, meçhul en ırak liman,
düş barınağında bekleyen sözüm yelkenli.
Alınyazım tenha, küçük sahil beldesi yüreğim
bu belde, şu ufuk, çizdiğim rota
Bindiğim yelkenli, hayâlimdeki liman
Estiği kadar muhtaç olduğum rüzgâr
Ah İdilika! Sevgili minik bebeğim;
Yüzünde yelkenleri şişiren mavi gülümseyiş var…
Kayıt Tarihi : 24.12.2012 04:28:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!