Neden böyle oluyor? Bu kamyonlar nereye gidiyor? Kim kumanda ediyor zamanı? Boşlukları kim doğuruyor, kim dolduruyor?
Tanrısız bir sofra gibi gece, besmelesiz beslendiğimiz. İddia ediyorum, seni ben yarattım. Nefes nefes ben. Nefes nefese ben. Damla damla, ter ter ben. Bir ışığın kara yanını kendimle kararak yarattım. Tümevarmadan, vargısız, çok yargılı.
Ne taşır şehirden bu kamyonlar, damper damper? Taşıdıklarından geriye yığınla boşluk kalıyor. Havaya savrulu sözcüklerimiz irtifa kaybediyorlar. İyi ki kazanmadık birbirimizi hiç. Kaybederdik dakika başı. Boşluklardan sekerek sözcüklerimiz, bir kamyona çarpıyorlar. Bir başka kamyona sonra, bir başkasına…
Hayat feci bir kaza. Ve her günü, yeni bir halka. Zincirleme bir kaza hayat. İddia ediyorum, beni ellerinle bir gece yarattı. Karanlıktan ışıkla kundaklayıp, kapısına bıraktı yalnızlığın.
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta