Rahmet iner semalardan sabrın doruklarına,
Birkaç damla gözyaşı düşerken yanaklarına.
Urganla şafaklardan nurlu basamaklara.
Ölümü hiçe sayıp, yürüdüler idam sehpasına.
Mustafa, Selçuk, Haliller bekledi sırasını
Dilden düşürmediler Allah nidasını,
Yüceden mi geldin sen seher yeli
Daha dostum eller ile gezer mi?
Solmuş derler gül benzinin iziği,
Daha dostum eskisinden güzel mi?
O ne dedi, sen ne dedin varıncak?
Devamını Oku
Daha dostum eller ile gezer mi?
Solmuş derler gül benzinin iziği,
Daha dostum eskisinden güzel mi?
O ne dedi, sen ne dedin varıncak?




Ölümün öldürülmesine daha çok var Yusuf bey. O sizin dediğiniz olay kıyamet-i kübra ve mahşer-i acaipten sonra vukua gelecek bir şeydir. Yani ehl-i nar ve ehl-i cennet yerlerine yerleştikten sonra ölüm hem ehl-i cennetin hem de ehl-i cehennemin gözleri önünde öldürülecek ve hak ettiğiniz yerde ebediyyen kalın denecektir.
Bera-i malumat.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta