İçimizdeki tüm huylarımızı..hırslarımızı..Bağlılıklarımızı..Sevdiklerimizi..Saydıklarımızı..Taptıklarımızı..Taktıklarımızı..Helal ettiklerimizi..Haram ettiklerimizi... Beğendiklerimizi... nefret ettiklerimizi.. Alışkanlıklarımızı...Bildiklerimizi...Daha doğrusu bildiğimizi sandıklarımızı boşaltmadıkça..Yani hiç olmadıkça..yani tepeden tırnağa hak olmadıkça tekamül etmemiz imkansız...
İçi dolu bidona su koyamadığımız gibi, içi dolu insanada ilim koy-a-mazlar...Allahın hikmetlerini... eşyanın arkasındaki hakikatleri anlamak için insanın içini ve dışını tamamen boşaltması şarttır..içi boşalmış insanın hali,tıpkı Kabe'nin haline benzer...İçi boş kabenin içinde hangi tarafa bakarsanız o taraf secdedir... İçini boşaltan insanda... Yani tüm bağımlılıklarından ölen..Yani nefsinden ölen insanda tıpkı böyledir.. ne tarafa baksa Hakkı görür... Hayırları da hak görür... şerleri de hak görür.. İşte o vakit, ortada üzülecek hiçbir şey kalmaz... Sevinecek de hiçbir şey kalmaz... İnsan nötr olur..İşte bu makam, insanı kamil makamıdır...İnsan bu makama erdiğinde her canlıya hızır olur..Her duruma hazır olur..Her gördüğünü Hızır bilir... Allah'ı gökyüzünde aramaz..Onu yanında hazır bilir...
Gelip geçici olamazdı
Ya da bir resimdi çizilmiş yastığıma
Onunla hep




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta