Yaz çoktan gelmişti. Güneş pencereme vuruyor, insanlar sokağa ince kıyafetlerle çıkıyordu. Her şey sıcaktı, canlıydı, olması gerektiği gibiydi. Ama ben hâlâ üşüyordum. İçimde bir yer, inadına soğuk kalıyordu. Sanki mevsim değil de bir hatıra yaşıyordu içimde.
Çünkü ben bir bakışla başlayan bir kışın içindeydim. O kış ne karla başladı ne de fırtınayla… Sessizdi. Sakindi. Ama yakıcıydı.
O yanındayken kar taneleri gibi düşüyordu duygular. Saçlarıma değmeyen ama kalbime dokunan şeyler vardı. Üşüyordum ama huzurluydum. Onun yanındayken düşmek bile güzeldi. Sakarlıklarımda bile gülümsemeler gizliydi. Ve ben, düşerken hep onun beni tutacağını sanıyordum.
Ama karlar bir gün eridi.
Buz çözüldü.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta