I
İçimde bir çocuk var,
Ağlayıp duruyor "anne" der gibi...
İsmini sayıklıyor seni istercesine.
Şimdi hangi gerçek avutabilir,
Hangi yalan vazgeçirir senden?
Hiçbir söz susturmuyor içimdeki çocuğu,
Ne desem olmuyor; her hecesinde sen...
II
İçimde derin bir sızı var,
Öyle bir sızı ki her defasında kemiklerim kırılıyor,
Göğüs kafesim ciğerlerime batıyor.
Sessiz çığlıklarımdan senin adın dökülüyor,
Düşlerim çığ gibi devriliyor üstüme
Senin yokluğunda...
III
Umutlara tutunuyorum karanlığın ortasında,
Karanlıkta yükselen bir dolunay oluyor gözlerin.
Gülüşün bir çiçek bahçesine dönüştürüyor çölümü,
Sesin, cennetten gelen bir kuş cıvıltısı...
IV
Gökyüzü ne kadar da şanslı;
Sensiz geçen tek bir günü bile yok!
Ay ne kadar şanslı, her gece üstünden doğuyor,
Senin olduğun yerden gökyüzüne yükselircesine.
Işığını senin güzelliğinden alırcasına...
Yıldızlar ne kadar şanslı, gözlerin ışık olup süslüyor göğü.
Güneş ne kadar şanslı, her sabah gözlerinde doğuyor...
Kıskanıyorum ayı, güneşi, yıldızları, gökyüzünü;
Her an yanındalar diye.
V
Aya bakıyorum, suretinde senin gülüşün...
Güneşe bakıyorum, sıcaklığında senin gözlerinle ısınıyor yüreğim.
Yıldızlara bakıyorum, her birinde senin saçların;
Tel tel dizilmişler göğe, sen varsın orada.
Gökyüzü ne kadar da şanslı, senin gibi bir güzellik var yanında.
VI
Senin onlara ihtiyacın yok ki;
Onlar da sensiz var olabilirler, yalnız değiller gökyüzünde.
Asıl benim sana ihtiyacım var!
Ben muhtacım senin gözlerine,
Muhtacım o huzur veren sesine...
Her zerrem muhtaç sana.
Ne gecem belli artık ne gündüzüm,
Ne bir mevsimim kaldı ne yaşamaya dair umudum...
Umudum da yaşamım da, dünüm de yarınım da
Sende kalmış...
Böyle yaşanmıyor.
Kayıt Tarihi : 4.08.2026 04:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!