Sessizce kapandı ardımızdan
Bir zamanlar gül kokan o kapı.
Ne sen döndün geriye,
Ne ben sorabildim “kal” diye usulca.
Bir sözün ucunda düştü yüreğim,
Unut dedin — unutamayacağımı bile bile.
Gölgem kaldı adımlarında,
Ben ise sende kaldım çaresizce.
Geceye anlattım seni,
Gündüzden ödünç aldığım son umutla.
Gökyüzü sustu, rüzgâr sustu,
Ben sustukça büyüdü içimdeki Sen.
Şimdi adın içimde bir sızı,
Yarım kalmış bir cümle gibi.
Belki dönmezsin diye susuyorum,
Belki dönersin diye bekliyorum gizli gizli.
Ve zaman akıyor sessizce içimden,
Ne seni silebiliyor, ne de acını hafifletiyor.
Parçalanmış bir kalbin nasıl çarptığını
En iyi geceler biliyor ama kimse duymuyor.
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 14:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yarım kalmış bir vedanın ardından sessizce yaşamaya devam eden birinin hikayesi. O kapı kapandığında, aslında ikisi de bunun bir son olduğunu anlamıştı. Ama kimse yüksek sesle söylemedi. Ne biri geri döndü, ne diğeri “kal” diyebildi. Bazı vedalar sessiz olur; en çok da öyle acıtır. Bir kelime yetmişti her şeyi eksiltmeye. “Unut” demişti biri, unutmanın mümkün olmadığını bilerek. Geriye bir gölge kalmıştı adımların içinde; o ise tamamen onda kalmıştı. Gitmişti belki ama taşınan, bırakılan hep aynı kişiydi. Geceleri anlatıyordu onu; kimse dinlemezken, gece dinliyordu. Gündüzden çaldığı küçük bir umutla ayakta duruyordu. Zamanla gökyüzü de susmuştu, rüzgâr da. O sustukça, içindeki o isim büyüyordu. Söylenmeyen her şey, daha çok yer kaplıyordu. Şimdi o isim, içinde bir sızıydı. Bitirilememiş bir cümle gibi, tam söylenecek yerde duran. Susuyordu; belki dönmez diye. Ama bekliyordu da… Belki döner diye, kimseye belli etmeden. Zaman akıyordu içinden. Ne onu silebiliyor, ne de acıyı azaltıyordu. Kalp hâlâ atıyordu ama nasıl atıldığını kimse duymuyordu. Bunu en iyi geceler biliyordu. Çünkü bazı kalpler, yalnızca karanlıkta parçalanarak çarpar.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!