Dışarıda kar, dışarıda keskin ayaz,
Yollar ıslak, gökyüzü dumanlı ve beyaz.
Eğilmiş boyunlar, yorgun omuzlar üzerinde dünya,
Sanki bitmek bilmeyen, ağır ve dilsiz bir rüya.
Gürültülü yalanlar geçerken sokaklardan,
Sen sıyrıl o kalabalıktan, o tozlu masallardan.
Çünkü mevsimler döner, kış elbet yorulur,
Bulanık akan sular, gün gelir durulur.
Emeklinin iç çekişi, gencin sustuğu o yer,
Aslında en büyük fırtınanın kopacağı yerdir seher.
Ahlâk dedikleri, vitrinlerdeki süs değil,
Senin vicdanındaki o eğilmeyen asil dikilişindir.
Kapat kapını gürültüye, bir çay koy ocağa,
Sığın içindeki o en sıcak, en kuytu kucağa.
Dışarısı soğuk olabilir, dünya darda kalabilir,
Ama ruhun, sonsuz bir gökyüzünü içinde taşıyabilir.
Ümit; bir kar tanesinin zarafetinde saklıdır,
Direnmek; her şeye rağmen gülümsemekte haklıdır.
Karanlık ne kadar koyuysa, ışık o kadar yakındır,
Sabret dostum, bu kışın sonu bahara akındır.
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 02:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Baştacı yapılması gereken, geçmişi inşaa eden emeklinin mağdur edilmesi üzerine bir vefasızlık karşısında sahip olduğu vakur duruşu anlatıyor.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!