Bulutlar da susar bazen
Sesini keser nem.
Su akmaz
Yel esmez
Nefesini içine çeker çiçek
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
Devamını Oku
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




Bazen hayat, bazen de insan sükunete durur.
Ve insanın yapası gelmez sevdiği şeyleri bile.
İşte o zaman hayattan eksilen bir şeylerin olduğunu anlıyor insan.
Sayın Hocam
Ne güzel ifadeler dökülmüş kalemden
Ne naif cümleler...
Kutlarım Azizim
Değerli hocam, yine duyguların derinlemesine satırları titrettiği, anlamlı güzel bir şiir okudum. İnsanın en yüksek sesle haykırdığı anıdır aslında sessizliğe büründüğü an. Cümlelerin ifade bulamadığı haykırışıdır sessizlik. Yürek sesinize kaleminize sağlık. Saygı ve selamlar
O iç ses yanıltmaz insanı hiç kuşku figürandır acabaların sonu çünkü hep maviye akar..Ne güzeldi Mustafa hocam...sevgilerimle...
B bad diye biri demiş ki '' Bazen, konuşmamak daha iyi hissettirir.Hiç bir şey hakkında , hiç kimseye'' Bu kaçışlar bazen ilaç gibi gelir...
Sükunet yapraklarını diker, dikmesi de lazımdır kimi zaman.Kulak tıkayıp dış seslere kendi ,içimizdeki değişimi ve dönüşümü oluşturmak adına.Mutlak gerekli yapabiliyor ve başarabiliyorsak .Hazır doğa yeniden kendini doğurmaya başlamışken bu mevsimde tam zamanı diyorum.Sizi ve güzel şiirinizi sevgiyle selamlıyorum değerli hocam...
Bir yerden sonra insan sessizliğe bürünüyor. Her şey artık doğal akışına bırakır ve leb demeden leblebiyi anlar. Ama o kuşku sanırım herkeste oluşur, "acaba bir şeyler daha mı olmalıydı ya da ben mi bir şeyler kaçırdım" diye. İnsanın kendi benliğinin uçurumuna dalması/atlaması gibi bir durum söz konusu olabilir sanırım.
Evet, doğal akış olsa da kabullenmesi de gerekir herhalde. Çünkü her yazgımız başka kişilerin yazgılarının birer parçasıdır, bazen anlamsız ve amaçsız görünse bile.
Çok duygusal bir iç ses, bir isyan sanki. Çok etkilendim. Üstadın kalemini ve yüreğini candan kutlarım.
Böyle zamanlarda içe doğum başlar; insan kendiyle baş başa kaldığında. Şiirin başlığı bütün şiire bedel Tebrik ediyor Baki selamlar gönderiyorum
Tükenen insanın ömrü mustafa bey.ömür tükenirken insan zaman zaman içine dönük durumları yaşar sonra yine dışa vurur.tıpkı geceden gündüze ,yağmurun arkasından güneşi görmek gibi.içe dönüşte insan çok şeyleri sorgular kendine görmeye artıları eksileri toplar.işte eksiler bizden gidenler artılar ise bize gelenlerdir.hayat böyle bir dönemdede bitip gidiyor .şiiriniz bakın insana neler söyletiyor:)))Çok güzel ve anlamı dolu olan bir şiir olmuş.yüreğinizden umudunuz vede en büyük servet olan sağlığınız eksik olmasın.saygılar hürmetler
Bazen sustuklarımızda boğuluruz efendim
Kutluyorum kaleminizi kelamınızı yüreğinizi harikaydı,,,, Kaleminiz her dem olsun. SLM SAYGILARIMLA HOCAM...
SESSİZLİK SONRASI FIRTINA
Tabiatla iç içeyiz.
Biz tabiatın içindeyiz... Sanki tabiat biziz ve haliyle tabiat da bizim içimizde.
Zaten tabiatla bütünleşemezsek tecrit edilir, yok ediliriz.
Tabiatı dinlemeden, anlamadan, hissetmeden kendimizi da dinleyemez, anlayamaz ve hissedemeyiz.
Şurası muhakkak ki, bizi kucaklayan içinde yaşadığımız mekân ve çevre, doğrudan bedenimizi ve özellikle de ruhumuzu etkilemekte. Halet-i ruhiyemiz o günün havasına, şartlarına hatta sıcağına, soğuğuna göre değişir.
Yeşillikler içinde rengârenk çiçeklerle bezenmiş bir bahçenin güzelliğini ve tertemiz havasını ciğerlerimize çekerken aldığımız hazzı, ruhumuzu dolduran yaşama arzusunu hiçbir şeye değişmeyiz.
Yavaş yavaş kararan ve tek bir yaprağın dahi kıpırdamadığı gittikçe ağırlaşan havanın üzerimizdeki baskısını, ruhumuzdaki etkisini hepimiz biliriz.
Durgunluk ve sessizlik ve beklemediğimiz bir anda patlayan hava…
İnsan da aynen böyle değil mi?
Attıkça içine dertleri, olumsuzlukları, arzuları, istekleri…
Kaynadıkça içi katmer katmer kireç tutan ve kolay kolay sökülüp atılamayan çaydanlık misali çaresizlikler, çöreklendikçe çöreklenir insanın yüreğinin orta yerine.
İçindeki çaresizliği, ümitsizliği çözecek bir patlama, volkan gibi bir fışkırma, yangın yeri küllerini savuracak bir püskürme olmadıkça rahatlama da olmayacak.
Bundandır asiliğimiz, isyanımız ve feryadımız.
Bundandır kalkışmamız, dışavurumumuz.
Çünkü biz tabiatız.
Çünkü biz küçük bir dünyayız.
Çünkü biz koskoca bir âlemiz.
Çünkü biz kâinatız.
Sabrımız, sessizliğimiz, isyanımız, kalkışmamız…
Hepsi bizim dünyamız…
Kaleminize sağlık, değerli Mustafa Bey kardeşim.
Daim olun.
Saygı ve selamlarımla…
Hikmet Çiftçi
30 Nisan 2021
Bu şiir ile ilgili 71 tane yorum bulunmakta