Açlık Sınırı:
Boşaldı heybemiz, tadımız kaçtı,
Mutfakta yangın var, her can bir açtı.
Ekonomi denen dev yara açtı,
Kemerini sıkarak, bak diyorlar.
Siyaset masası, hileli oyun,
Dertliden dertliye, bükülür boyun.
Sanki biz tarlada, sahipsiz koyun,
Kurdun insafına, çök diyorlar.
Anadolu’m derler, tarım diyarı,
Tarlada bıraktık, namusu arı.
İthal tohum ile, yaptık pazarı,
Betonun üstüne, ek diyorlar.
Köylüydük efendi, idik her zaman,
Şimdi şehre düştük, halimiz yaman.
Toprak ana küstü, vermiyor aman,
Kendi vatanında, çık diyorlar.
Dede talip küsmüş, sır oldu erkan,
Gönül hanesini, sardı bir isyan.
Postta oturanın, gözünde cihan,
Yolun yordamına, yık diyorlar.
Yeni nesil gelmiş, edep mi kalmış?
Ecdat mirasını, yabancı sarmış.
Dedesin tanımaz, nefsine kanmış,
Karanlık kuyuya, ak diyorlar.
Sadık’ım ecdadım, ocağı yakmış,
Bende pınarım ki, aşk ile akmış.
Arifler bu devre, ibretle bakmış,
Kalemsiz Şair'e, yak diyorlar.*
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 10:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!