Bu akşam dolaştım eski günleri,
Bir hasretle geçtim çocukluğumdan.
Geceyi dinlerdim yanan bir mumdan.
Hâla topacımın sıcacık yeri.
Bahtiyar sokaklar bilmiyorum nerde.
Yel de imtihandır, sel de imtihan,
Sana cefâ eden el de imtihan.
Ya bir dalda gül ol, ya gül için yan,
Daldaki gül kadar kül de imtihan.
İndir! Gözündeki perdeyi indir,
Dikene ah edip güle dokunma,
Bülbüller incinir, güller incinir.
Ateşi tatmadan küle dokunma,
Mecnunlar, Leylalar, çöller incinir.
Aşkın mızrabını alıp eline,
Bir demet güldür aşk senin elinde,
Ve senin elinde dört mevsim bahar.
Ömürse bir damla kirpiklerinde,
İçinde sönmeyen gür bir ateş var.
Yaşama hevesi tatmak doyunca,
Merhametli rüzgarlar asil çam ormanlarını
kanatları altına alırken
seyrediyorum Akdeniz’i
hayallerimin arasından.
Seyrediyorum bir yudumda,
***ÇANAKKALE ***
Vatan için bir nesil gençliğinin başında,
Şevk ile düştü yola henüz onbeş yaşında.
Hiç bir ordu görmedi askeri böyle şanlı,
Eflatun gecelere bakışların düşerdi,
Seyrederdik mehtabı o rüya gözlerinde.
Silinirdi yüzlerden yorgun günlerin derdi,
Bulurduk kendimizi bir gonca gül yerinde.
Dün hatıralarımda yokladım o günleri,
Varsa bir cân yoldaşın kerpiç duvar gülhan olur.
Yoksa bir cân yoldaşın altın saray vîrân olur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!