İki ileri bir geri, iki ileri iki geri, iki ileri üç geri...
"Bayım, başladığınız yere döndünüz."
Yok asla, iki ileri dört geri, beş geri...
Ben ne yaptığımı bilmiyor muyum?
Peki, nasıl yol katedeceğim başka?
Gelen meteorlara doğru mu gideyim?
Geçmişle yüzleştin, baktın geride kalmış hep
Saçlar beyazlıyor, kalanı bir hiç...
Yirmi dokuz defa denedin, bir medet var mı?
Kaç defa koştun, koşturdun, yüreklendin
Bilmediğin bir fark, Tek'e inanç...
Kıymet verdiğin yakut mu yahut toprak mı?
Allah rızasına tutarken koru...
Gözler çakmak çakmak, tahammül zoru.
Sanırsın İsrafil üflemiş sûru...
Serzeniş konu, parmaklıklar soru.
Sözler acı, yırtıcı bir nefret,
Verme değer, taş toprak...
Ver değer, düşüncelerin...
Ol kıymet el üstünde,
Tahtıravalli misali,
Seninki ağır basar, onunki üstte...
Olur mu ki meşakkât salat-u sabah?
Diyar-ı hayrda açar birbir felah.
Zikre kalkan iki gafil, na-nizam,
Ol kıymetin bilse olur muntazam.
Nûn! Nidân nazik ninnilere nişan!
Nergisler nüksederse nevbahardan,
Namından Nigârî nakşeder noksan.
Naçiz ki nefsim. N'apsın nazarından,
Nûn! Nidân nazik ninnilere nişan!
Verme değer, taş toprak...
Ver değer, düşüncelerin...
Ol kıymet el üstünde,
Tahtıravalli misali,
Seninki ağır basar, onunki üstte...
Ferhat, Mecnun ve Romeo... Neden Şirin, Leyla ve Juliet... Şekil, fizik, ambalaj...
İnsan güneşi de sevebilir, çiçeği de, bir bebeğin gülümsemesine de aşık olabilir...
Sevgi iki hece, aşk bir nefes... Önce hayatı seveceksin. Önce sebepleri seveceksin. Sonra bakacaksın eğri mi doğru mu?
Üzülme! Tek bir kelime, üç hece...
Sessiz bir çırpınış, sıcak bir tümce
Gündüze teşebbüs eden bir gece
İçten üzülür üzülür sessizce
Güzel istiyorsun...
Gördüğün ahkam, geçirdiğin iddet
Nice zamandır beklediğin müddet
Gayretse engel, beklediğin illet
Bekledikçe gör, gördüklerin ibret
Kaç şekil, kaç gün, kaç gece, hangi rol




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!