Aylar geçti, yıllar oldu.
Biri gitti, biri kaldı.
Sokaklarda bile yankılandı,
Aşkın veda sesleri.
Zaman akıp gitti elimizden.
Bir sükût düştü aramıza, vakti mi geldi bilinmez,
Ne söz bitti, ne gönül ama yol ayrı, yön bilinmez.
Bir selam gibi başlamıştı, kaderin ince ipinde,
Şimdi ne ses var o yanda, ne haber var dilinde.
Bir dost, belki de fazlasıydı, kim bilir?
Kedi köpek gibi yer âdem birbirini,
Sevda unutulur, menfaat alır yerini.
Bir bakışla yanar aşk, gönül ateşine,
Sonra kül olur, susar kendi sesine.
Kalpte sevgi değil, çıkar hüküm sürer,
Biçâre ne yapar kendine, olur dîl-i şikeste;
Rûhu pâre, kendi yâre olur erbâb-ı âheste.
Zaman bir ırmak gibi akar sessiz derinden;
Ne gamdan kurtulur kul, ne de aşkın emrinden.
İşittim bir şeyler...
Bir an durdum, gülümsedim usulca.
Kalbim ne kırıldı ne titredi,
Sadece eski günler geldi aklıma.
Üzülmedim, niye üzüleyim?
Zaten zamana çoktan yenilmiştik.
Kara bahtlar umut vermez hiç insana.
Yarım kalır düşler sessiz bir vedayla.
Soluk mazi hâlâ gönlümde yara.
Âşıklar solup gider bir bir zamana.
Üstüme çöküyor gibi sessiz duvarlar.
Hiç haber gelmiyor uzaktaki yârdan,
Sözlerimde maksud, gönlümde Yaradan.
Ademoğlu beller her şey sanki anadan,
Bilmez ki insan yalnız haydan ve huydan.
Gözler kapanınca olur insan zemheri,
Bulutlar yağıyor sanki içime bir bir,
Gözlerin üzerimde, sessiz bir şiir.
Rüzgâr bile susmuş, adını fısıldar,
Yüreğimdeki yankı, sen diye ağlar.
Bir umut saklıdır her damlanın içinde,
Son kez sarıldım sana, habersizdim bu sondan.
Gözlerin suskundu, gönlümse paramparça.
Bir otobüsün sesi, kesti kalbimden zamanı.
Seninle değil ama vedasızlıkla kaldım baş başa.
Dudaklarında bir veda, gözlerinde yolculuk,
Bir ben kaldım benimle
Bir de veda sözlerin.
Nereye bakıyor şimdi
O vefasız gözlerin?
Issız bir gecede




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!