Gül dalında duyduğun,bülbülün avazıydı,
O alına yazılan,bir ilahi yazıydı.
Gözden,gönüle düşen,bir incecik sızıydı,
O alına yazılan,bir ilahi yazıydı.
Önce zevki,safası,sonra kederi geldi,
Gittin ya Ankara,öksüz yetimdir,
Belli dönüşünde,bütün umutlar.
Ufuklar gözünü,dikmiş batıya,
Belli dönüşünde,bütün umutlar.
Öveçler soruyor,Yüzüncü yıla,
.Açmış bacakları,umuma karşı,
Kim bakıyor diye,bakıyor haspa.
Olacak milletin,gözleri şaşı,
Kim bakıyor diye,bakıyor haspa.
Zarar kalbi olan,yaşlı olana,
Gururu yok etti,bu sevda bizde,
Gökyüzünde aydın,şavkın denizde.
Yitirdik gençliği,böyle bir iz'de,
Gökyüzünde aydın,şavkın denizde.
Döküldü mısraya,isimsiz aşkın,
Birgün veda zamanı, gelir ise üzülme,
Ardından el sallanan, ilk sevgili değilsin.
Damarıma basarsan, cevabıma bozulma,
Ardından el sallanan, ilk sevgili değilsin.
Aşkın ömrü dolduysa, söylenecek söz kalmaz,
Güz'ün fırtınası,kış'ın kar'ısın,
Dönmen de içimi ısıtmaz gayrı.
Zannetme ki halen,gönül hâr'ısın
Dönmen de içimi ısıtmaz gayrı.
Sen aşkı sevdayı saçıp savurdun,
Seni bu günüme taşımam korkma,
Sen benim dünümde kalmak istersen.
Sırlarında asla olmaz aşikâr,
Sen benim dünümde kalmak istersen.
Bahane yerine dersinki yeter,
Gecemin sultanı,bitmez hasretim,
Şu yalan dünyada,sensin servetim.
Gönlümün neşesi,hüznüm kasvetim,
Şu yalan dünyada,sensin servetim.
Sen ara olmasın,arayan soran,
Bu gece cennetten,bir huri inmiş.
Açmış kollarını sar,diyor bana.
Göz görünce gönül,sevdaya düşmüş,
Açmış kollarını,sar diyor bana.
Elinde badesi,kevser suyundan,
Gönülden mısraya, geçmeyen sevdam,
Sana yazmak seni,yazmak kadar zor.
Beni kendine yar, seçmeyen sevdam,
Sana yazmak seni,yazmak kadar zor.
Çatılır kaşların, benzer kuzeye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!