Ferhat' ın misali dağları yarıp.
Dertlerden bunalan kul dosta gider
Yüzü sürmek için menzile varıp
Her seven gönül de bir dosta gider
Çok uzak olsa da varılmaz sanma
Dört mevsim yaşanır Türkiye'm sende
Anlatın, turistler görmeye gelsin
Düden, Ayasofya, Aspendos sende
Anlatın, turistler görmeye gelsin
Manavgat'ta şelâleler dökülür
Telaş varmış sılada
Düğün kalmış yarıda
Cansız beden avluda
Haber aldık geç oldu
Gayrı hayat güç oldu
Seni sen gibi sevmeyen
Sana şekil verir durur
Şekilden şekile giren
Sonunda şekilsiz olur
Sanma ki şekil bulursun
Muhabbet yılı mı? iki bin dokuz,
Bu gece bir güzel,beni şâd etti.
Bir Tanrı'ya bir de,güzele kuluz,
Bu gece bir güzel,beni şâd etti.
Sanıyordum artık sevdalar bitti,
Rota doğu gemi güvertesinde,
Batıya koşuyor bizim aydınlar.
Yangın orta katta zemin yerine
Çatıya koşuyor bizim aydınlar.
Beslenir oldular dış kemik ile,
Sevda için ya erkendi ya da geç
Bulamadı gönül zamanını hiç
Sevmesi kolaydır anlatması güç
Sevilen sevdayı anlayamaz hiç
Alnımda oluşan derin çizgiler
Bir bahçe ki yemyeşil
Çayırlarla bezenmiş
Karanfil, gül, lâleler
Bahçeye koku vermiş
Elma kırmızılaşmış
Dilimden dökülen sözler mi sarhoş
İçkiden mi titriyor yoksa mısralar
Önce sarhoş iken şimdi de berduş
İçkiden mi kararıyor yoksa simalar
Masa üzerinde kâğıt titriyor
Yaşlı gözlerine bakamıyorsam
Bunun suçu bende değil, kaderin
Karanlığın içinden çıkamıyorsam
Bunun suçu bende değil, kaderin
Gözyaşını silerek istediğin şarkılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!