işte sana geliyorum
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Devamını Oku
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Çocuk olmak vardı bu baharda,
Yine misket oynamak vardı hani,
Yada bisiklet yarışları,
Yada bir sobe oyunu olurdu.
Ufak tefek kavgalarımız olurdu mesela,
Bir tane oyun bozan olurdu hani,
Bilmeden masum hatalarımız olurdu.
Hatalara babaların öfkeli bakışları,
Annelerin ise ‘ne bilsin çocuktur’ demeleri olurdu.
Hayatın bu zorluklarını bilmeden yaşamak vardı.
Mutluluğu gözlerimizden okutmak vardı,
Ufak bir tebessüm ile bedenimize sığmayan bir huzur olurdu ...



