Kurtlar sofrasında kuzu idim,
Dostlar sofrasının tuzu idim,
Aşk ateşinin buzu idim,
Ben de bir Allah kulu idim
Ben ne idim ki doslar
Aşk bahçesi döndü virana
Gönül tahtından çıkan çıkana
Halin nedir diye sorana
Bir kelamın varmıdır gönül
Gönül yarası deva tutmaz oldu
Aşk kapısını çaldım
Bir ummana daldım
Aradım bulamadım kimseyi
Ben benle baş başa kaldım
Hayat gülmez herkese,
Lakin küsmez de
Endişelenme bırak,
Dünü unut, yarını da
Sağmısın, sağlıklımısın
Gül neşelen,
Sen gül, sen gülmez isen
Bülbül ötmez
Gül solar
Ağla da sen, ağlamazsan
Unutur belki sevgili
Bülbül figan eyler güle,
Der bak kalmadı çekmediğim çile
Bir buse ver hele
Gönlümün pası silinsin,
Gül der nazar mı ettin sen bana
Mutlu ol, olma bedbaht
Ümitle başla yarına,
Sanma ki o gençliğin
O güzel yanaklara
Dökülen yaşlarla biter
Böyle bir kara sevda
Yazıya açtım içimi
Hakka bıraktım işimi
Helal kazandım aşımı
Huzurla koydum başımı
Besmele ile yaptım işimi
Dünyamı sarmış kör pencereler,
Uyanamıyorum sabahları
Bir yandan köpekler ulurken
Semaya yükseliyor Allahuekber sedaları
Kulağımda an be an bir fısıldama,
Hakimiyem dara düştüm
Aşk odundan nara düştüm
Vefasız bir yara düştüm
Çektiğim aşk elinden
Zahmetim boşa çıktı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!