Vurulursun Yenice’min toprağına taşına
Esen rüzğarına akan suyuna
Vurulursun bahçesine bağına
Gel de gör Yeniceye hayran kalırsın
Gölbaşında çınarın gölgesi
BİR DELİLİK YAP
Durgun bakışların hep karşımda gitmiyor
Uzak kalan bakışlar hasretini bitirmiyor
Yağmur suyu gibiyim
Akmaya yol arayan
Bir nehir gibiyim
Taşmaya fırsat kollayan
Bu asi kalbimde
Ne fırtınalar esiyor
İçim de yok kimseye ne ayrımcılık ne de kin
Ben insanı seviyorum ayırmam ırk ve ya din.
İstanbul, İstanbul şanlı İstanbul
Salih’ime kıydılar sende kanlı İstanbul
Eşi de bekliyor iki canlı İstanbul.
Ne diyeyim ki sana Allah’ından bul.
Demek ki ayrılıyoruz iki yabancıyız artık
Sen bana haramsınben sana haram
Oysaki ne aşkla sevmiştik ikimiz
Tükendi sevgimiz bitti çaremiz
Yan yana bir daha kesin gelmeyiz
Düşündüklerimi diye bilseydim
Utanırdın o gururlanışından
Kasılıp böbürlenişin var ya
Vazgeç seni küçülten davranışından
Aaşk aşk niye zalimsin
Pençene düşeni hep eritirsin
Nice ömür uğruna soldu
Çoğu beden senden kahroldu
Bir kıvılcımınla bir ömür savruldu
Amasya ve yeşilırmak
Amasya’ya bakıyorum ziyaret’ten
Diyorum nice mutlu
Nice mutsuz insanlar var kim bilir
Şu beton yığınlarının içinde
BU CAN KURBAN
Düğününe derneğine
Camisine cem evine
Hocasına dedesine
Kurban olsun bu can kurban
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!