Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
İbrahim ACAR 1956
Güzel Anadolu’muzun güzide illerinden biri olan Uşak ilinin şirin mi şirin bir köyüdür benim “Zep” Bozköy’üm.
Anamın bana çocukluk yıllarımda anlattığına göre 1956 yılının karlı ve soğuk bir kış gecesi 2 odalı kerpiç duvarlı bir evde dünya ya gelmişim.
Babamın ideali beni okutmaktı. Zaman zaman kendi işinin zorluğunu bana gösterip, “bak işte görüyorsun taş işçiliği yapmak çok zor oku” diyordu. Köyümüzün tarlaları hep yamaçlarda olduğu için köy halkı Uş ...



