Usul usul ağarıyor tanyeri,
Kucaklarken güneş Topkapı kubbelerini,
Geliyor gibi Fâtih bütün ihtişamıyla,
Yaklaşıyor yavaş yavaş atının nal sesleri.
Pala bıyıklı mehterân
Söylüyor ceddinin türküsünü...
Bir tepeden sesleniyor Yahya Kemâl,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




İstanbul'un Fetih gününü ve şiirinizi yürekten kutlarım Hale Hanım, mutluluklar sizinle olsun!(10on)
saldım ayaklarımı kuzguncuk'tan kıyıya
mavinin derinine düştüm
tutundum yeşil bir dala
gözlerim yeşile tutundu
akıntıya kürek çektim boğazda
yeşil maviye tutundu
soğuk suyun akıntısıydı ılık ve serin
ayaklarıma değdi tenim ürperdi
ruhumu okşayan bir güfte
meltem rüzgarıyla geldi
muhabbet kuşlarının dilinde
öptü kulak zarımı okşadı
yedi tepeli şehirden seyrettim marmara'yı
ıstranca dereleri'nden bir damla
ıslattı kurumuş dudağımı
akdeniz oldum çağladım..
sevgiler yüreğinize....saygılar...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta