Kâbe’nin bağrında doğdun, nurla doldu her yanın,
Resul’ün dizinde geçti, o en masum zamanın.
Yatağına yattın O’nun, ölümü göze alarak,
Girdin İslam yoluna, canını feda kılarak.
İlmin kapısı oldun, hikmet döküldü dilinden,
Zülfikar kan ağladı, o mübarek elinden.
Hayber’in kapısını, tek bilekle sökerken,
Yetimin sofrasında, sessiz yaşlar dökerken...
Sırtında un çuvalı, gece sokak gezerdin,
Nefsinin sarayını, her gün tek tek ezerdin.
Koca devlet reisi, yamalıydı hırkan bak,
Sana dünya gerekmez, niyetin sadece Hakk.
Kuduz bir kılıç indi, Ramazan’ın seherinde,
Zehirli yaralar açıldı, o nurlu siperinde.
Secdedeyken boyandın, kendi mübarek kanına,
Gülümseyerek yürüdün, o en yüce yanına.
"Kazandım!" diye inledin, bitti dünya sürgünü,
Ümmetin üstüne çöktü, o en karanlık günü.
Kâbe’de doğan Sultan, camide verdin canı,
Sana feda olsun Ali’m, şu ömrün her bir anı...
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 6.2.2026 00:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!