Hungamek'in yollarını ürkek ve tedirgin adımlarla tırmanırken, yağmur toprağı okşuyor, sessiz ve inceden..Homurdanan bulutlar, gözyaşlarını salıveriyor Taşbaşı'nın üstüne..
Cami Mahallesinden yükselen minare, heyecanlandırıyor yüregımizi..
Öyle ya yıllar olmuş bu toprakların kokusunu duymayalı..
Yeşilin her tonunu kucaklayan Hungamek, bizden çok uzakta kalmış... Daha doğrusu biz ondan çok uzaklara savrulmuşuz. Kimimiz ekmek kavgasının peşine düşmüş, kimilerimiz ise daha kundakta bu yerlerden göçmüşüz..
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta