Hüzün Notları Şiiri - Feyz Kariha

Feyz Kariha
134

ŞİİR


37

TAKİPÇİ

Hüzün Notları

la sol la fa la sol la fa fa sol mi sol fa sol mi sol fa sol mi mi fa re fa mi fa re fa mi fa re....

Bir hüznün türkülenmiş haliyle başlayalım… Oysa biliriz ki bu denli hüzün haramdır. Üzgünlük haramdır. Acınmak haram… Her ne varsa aklı baştan alan… Göze karayı, kalbe bunalmayı verip her şeyi yaptıracak olan… İşte hepsi ama hepsi haramdır.

Mahzun olmayı demiyorum , onu çıkartalım. O ki saflıktır, safi bir içlenme niyazıdır... O ki huzurun bahşedilmişliğidir... Mahzun olmayı demiyorum ama vallahi de billahi de hüzün haramdır... Bileklerime nasıl dokunuyor görmüyorsunuz. Nefsimin günah şehvetmesini… Hüzün ki kuşatmış kalbimi… Nereye doğrultsan başaramazsın... Hangi hazanı, hangi hazinliğini getirsen yetiremezsin… Daha da fazlasını ister. En fazlasını, en derinini en ücrasını en fezasını… Ednadan da edna geliyor dünya şimdi. Bütün melekelerimi yitiriyorum. Tüm cesaret devi benim. Yüksek bir umursuzluğun dağından atlayacak olan ben… Görmüyorsunuz nasıl ele geçirmiş kalbimi. Sıktığı benim… Darda kalmanın erdemsizliği. Nereye yönelsem kendimden başkası yok. Tek kalmanın sorumsuz hafifliği…

Hüzün... Beden ile ruhu aynı sarhoşlukta kendinden geçiren o naif ve hırçın duygu…

Merhametin bile şirke düştüğü demlerdeyiz... Bir vacibiyeti fıtratımızda muhafaza etmek elbet kolay değildir. Hiç bir güzellik kolay değildir. Güzel bir hüzün. İyi bir acı. İmanı sarsmayan merhamet... Hepsi ahlaktır ki bu insan demektir. Havva’nın yaprağına düşen çiy tanesi kadar bir zaman bizi adam edecektir... Edecektir demi…

Ağlıyoruz… Göz bebeklerimiz solana kadar ağlıyoruz... Yağmura tenimizin terini, gözümüzün yaşını bir doğum sancısı gibi karıştırmadan bu hüzünden ölmesek iyi… Herkes yazarken tüm kelimeler boğuyor. Tüm kitaplar hapishane... Herkesin söyleyecek sözü ufkumuza kara bulut. Nasıl boğuluyorum susamamaktan… Bütün mürekkepler dörtnala istila ediyor Çölü, yanamıyoruz... Kıt kanaat gerek mürekkebe… Kavrulamıyoruz... Biraz sus… Biraz su... Kalem dansları tepinmektir şimdi. Her satır kuru bir gürültü...
Biraz sus… Biraz su... Bir yağmur ortası gözümüzden nur, tenimizden ten bırakmak arşa... Ve nisana ve aşka...

Aşk , Hz. âdem Allah’ın yanında, cennetin bağrında elini göğsüne götürüp büyük bir eksiklikle kıvranıyorsa, bu Allah’ın aşkı yaratmayı murat etmesi demektir. Ah ne büyük yanılgıya düşüyoruz aşkı tek kişilik görerek. Allah dileseydi kalbe düşürmeden rahme direk çoğalmayı verebilirdi. Kalple başlattıysa her şeyi, aklın hükmünü de ona söktürtmeyecektir...

Hüzün en çok geceleri doğuyor. Gece... Kirpiklerimde düş ağırlığı... Aşkı oyasıya işliyorum... Aşk… Seviyorum ile başlayan dudak harekatı. Sonrası Fizan… Fizan da iki dudak arasında başlıyor. öpen ve bağışlayan iki dudak arası…

Dünyevi hüzünlerden bahsediyorum, kalbi ve beyni ele geçiren, derin şarkıların sebep olduğu ve ya geçici aşkların.. ve intihar ettiren ve yanlışa sürükleyen ve kilitlenmiş iradeyle durumlara sebebiyet veren.. bu yasaktır ve biz bunu kendimize haram etmediğimiz sürece bileklerimiz sızlayacaktır...

Allah’ım ne kadar acıklı geliyor toprağa düşmek... Hiçbir savaş anlatamayacak yeryüzü sızlanmasını, biz gökyüzünde korkmuşken ve yalnızken böyle…

Kim diyecek arkamdan doktor,
Öldükten sonraki arkamdan
Şiir yazardı karaydı defteri
Severdi üstelik korktuğu her şeyi
Ve yetişemezdi hiçbir sokağa kapanmadan…

Aşkı ve hüznü dişleri çürük bir tank kadar gülüyorum doktor… Ağlama…

la sol la fa la sol la fa fa sol mi sol fa sol mi sol fa sol mi mi fa re fa mi fa re fa mi fa re....

Feyz Kariha
Kayıt Tarihi : 26.3.2015 13:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Kadir Yıldız
    Kadir Yıldız

    son cümle vurdu..

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)