Hüznün yaprakları dökülüyor içimde usulca ve sessizce
Hasret rüzgârları esiyor hep gönlümde dilediğince
Sonbahar yağmurları çiseliyor rûhûmda ince ince
En az yıldızlar kadar uzağım neşeye, sevince
Kederler bedenimi sarıyor ateşten bir elbise gibi
Sıcaklığıyla yanıp kavruluyorum kuru bir yaprak misâli
Gözlerimin önünden gitmek bilmiyor sevdiğimin hayâli
Sararıp soluyor benliğim hazandaki bir güle dönüyor hâli
Bir yalnızlık senfonisi çalınıyor sanki kulaklarımda
İsmin yankılanıyor dağlarda, çatlamış dudaklarımda
Aşkın gözyaşları akıyor sicim gibi solgun yanaklarımda
Elem yüklü bir seyranım hiç dermân yok ayaklarımda
Gözlerim dalıp gidiyor kan kızılı bir ufka bakarak
Açıyorum gönül sayfalarını aşkımın yaprak yaprak
Okuyorum bir bir onları içim hep kan ağlayarak
Yırtıyorum tek tek hepsini yüreğimi dağlayarak
Bir sonbahar gecesi çekip gittin beni ardında bırakıp
Rûhum açmazlarda, isyanlarda hep hasrete demir atıp
Talan ettin tüm dünyâmı harâb ettin beni yakıp yıkıp
Anlıyorum ki hatâ etmişim o tatlı sözlerine kanıp
(23 Ekim 2005/ İstanbul)
Timur İlikanKayıt Tarihi : 23.10.2005 19:56:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Sevgiyle kalın...
TÜM YORUMLAR (1)