İlikledim dudaklarımın burukluğuna gülşen kokunu
Yüreğimde uyuklamak nedir bilmeyen gözlerini ay ışığı…
Hasretin milim milim çekildi yüreğim zerresine
Adını doğura doğura yükseldi gün
Mavi rengini gülüşlerinden aldı sema
Gurbetlik büyürken hasret yerinde
Dağıldı tan vakti esrarı…
Geçmeyen yaralar nezaketinde avazlarım yoğruldu soluklarına
Ertelendikçe vuslat
Hasretim çığlandı...
Mevsimler tatsız
Şehir yoksul
Sensiz katran karanlık cümle tabiat
Ey sevdam mektebi..!
Yakamda hasretin kırmızı karanfili
Göç ederken bakışlarının iklimine
Islah etmedi ne bir harf ne de bir cümle…
Kuşkonmaz yüreğini gezinirim karış karış
Kanatlarımda sevdan yanığı
Göç etti aylar yıllar asırlar...
Kördüğümlük sarmalında abaküsler boyu ismini s’ayıklıyorum
Kıvrandıkça hayalinle eksiliyorum zerre zerre ruhumdan
Sensiz aşındı dudaklarımın tül perdesi
Gözlerin eşiğinde hislerim hazan yaprağı
Evvel hülyalarıma uğradı firak çiğleri
Sonra da gülüşlerim yağmalandı
Dağıldı sensiz göğümün kuşları
Ey huzur akdim..!
Sensiz yaban kuşları tüketti yüreğimi…
Sökülünce yağmur buluttan
Katre katre toprakta dağılışımla sevdim seni
Çiçek açmayı unuttu sensiz gönlüm…
Sızılarımı iliştirdim saat sarkacına
Ne yıllandı yaralarım ne de kabuklandı
Göğsümden söküp attım sürurları
Yaban ağrılar yadigârın kaldı
Ey yüreğimin ürkekliği..!
Hüznün ç’aldı her daim kapılarımı
Kanadıkça hasret yerimden sızın durmak'sızın sızlattı…
Kayıt Tarihi : 27.2.2025 10:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!