16/04/2002 Ordu/Ünye
Aydınlıktan nefret eden bir göz bebeği taşıyorum
Gözümün içindeki puslu karanlıkta çocukluklarımız koşuşturuyor
Bahçelerden devşirme sisli ve sarp bir arazide
Senin ve benim içimdeki biten aşk cümbüşümü onlar yaşıyor
Göz kapaklarım önümdeki hüsranı sonlandıramıyor
Cenazeler dolusu insanlar heybesinde taşıdıklarını havaya savuruyor
Kendi ölülerini defneden bu insanlar bizim için çiçekler saçıyor
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta