YAŞ OTUZ BEŞ
Otuz beş yaşına bende ermişim
Varsın ömrüm ondan bundan az olsun
Otuz beş yılımı kışa vermişim
Kalan ömrüm bana artık yaz olsun
Yazgı
Mesela sen uyumayı çok seviyorsun, ben yazmayı.
Sen rüya görmekten mutlu oluyorsun çift kişilik yatağında, ben hayal etmekten.
Ağzında yarım yamalak Avrupai Türkçenle,
Okudukça bir şeyler çıkarmaya çalışıyorsun kıytırık cümlelerden.
Boşuna çekiyorsun zahmeti!
Yazı
El ayak çekilince, başlıyor hep sızılar,
Bilmem ki bu acıyı sadece ben mi tattım?
Kara mı yazılmış ki alnımdaki yazılar,
Dünya denen zindanda, sadece ben mi yattım?
YAZIK
Yazık ki aklına gelmemiş hala
Koşturup peşinden yorulmuş idim
Bırakıp gittin de benzedim dula
Ölümüne sana sarılmış idim
Yedi Kiremit
Sen ne güzelmişsin meğer
Ey yedi kiremit
Sen dünyadaki en güzel oyun
Artık bıraktın beni
Sen kandil gündüzlerinin eğlencesi
Yelkovan
İçinden çıkılmaz bir devrandayım,
Bilmem ki nasıl bir garip handayım?
Geçmişte geçmemiş bir zamandayım,
Yelkovan Akrebi bulmadı gitti.
YEMİN
Buradan bütün doktorlara sesleniyorum
Şimdi bıraksınlar elindeki işleri
Birkaç dakika
Evet evet
Yeter mi
Bir şiir yazsam sana
Bir masal anlatır gibi
Önce meraklandırırcasına sussam
Ve konuşsam ardı sıra hiç susmadan
Bir çiçekten bahsetsem birden
Yetmez mi?
Bir sahil kasabasında yaşlanmak istiyorum ben,
Herkesin birbirini tanıdığı,
Çok şey istemiyorum öyle, gerçekten.
Denize sıfır olmasın evim illa,
Ne kat ne yat olsun, ne araba ne villa;
Yıldızım Kayar
Ben güneşle yarışıyorum ya
Aydan bana ne
Hem gecenin bir vakti
Ortalıkta dolaşmayı sevmiyorum
Bir kere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!