Ebabil kuşlarını gördüm,
gökyüzün de uçmuyorlardı,
tankların,mermilerin üzerine
yeryüzün de koşuyorlardı,
Ey Âb-ı HAYATIM,
Ben seni günden güne daha çok seviyorum,
Alem toplanıp gelse üzerim senden vazgeçmem diyorum,
Resmine bakarak bu gönül deli divane oluyor,
bırakma beni,hasretin beni ateşsiz yakıyor,
sensiz viran oldu bu gönül,gel kurtar ölüyorum,
Aşk bu nasıl zuhür edeceği belli olmaz,
Belki telefondan gelen bir ses ile,
Belki de bir hastane önün de karşı karşıya gelen bir bakış ile,
Her hali güzeldir bu illetin,bu güzel hastalığın,
Bu hastalık ne ilaç ister,ne de merhem,
Bu hastalık istemez senden başka derman,
Gel ortaya kocaman bir semaver koyalım,
çayımız demli olsun,
soğukta içimiz ısınsın,
Saçlarının sarısı güneşe benzer,
beyaz tenin bulutlara,
dünya güzellikleri seni andırır bana,
cennet sana aşık,
ben sana.
benim kalb-i hasretim,dildar-i sevdiğim,
bu meşkin adı Ravza imiş,gel de gör derd-i dermanım..
Hüseyin Muhammed
Her gün biraz daha yoruluyorum,
Özlemine dayanamıyorum,
Hasretin her gece başka bir yerden vuruyor beni,
Sabaha çıkamayacağım diye korkuyorum.
Daha önce tatmadım ben bu acıyı,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!