Dışımız sükunet sağlayabilir
İçteki fırtına dinene kadar.
Ruhumuz sessizce ağlayabilir
Gözyaşları yüze inene kadar.
Upuzun bekleyiş sabır tüketir
Harlanan ateşin ağzı sulanır,
İştahı kabartır kurumuş odun.
O bela ki cahil başta dolanır,
Ey cahil! başını belaya kodun.
Bilirler, cahile coşku gerekir,
Bulalım diye mi,gizleniyorsun?
Aranıp dururken seni buldum ben
Her imdat anında gözleniyor sun
Yıllar sonra seni yeni buldum ben.
Ezelden ebede son ana kadar
Cahil cesaretin hüner sanıyor
Kırıp dökme lere dayanmaz dağlar
Onun yaptığından halk utanıyor!
Cahil umur etmez kendine ağlar.
Boş şeye inanır gerçek diyerek,
Hakka saygı duymaz kötü yürekler
Kin ateşi bir gün onu da yakar.
Acımasız tipler kötülük bekler
Halkı birbirine düşürür, takar.
Hoşgörü gerekir ama hoş görmez
İnsan-ı kâmilin varsa hikmeti
Hikmetler duyduğun cinin değildir.
Baktın duygularda durumlar kötü
Seni insan yapan kinin değildir.
Kalb bir mahrem merkez, gizi sırı var
Kuyruğundan sıkı tut ki danayı
Atlayıp çitlerden bağdan çıkmasın
Salar san danayı yer lahanayı,
İpinden kurtulup bağı yıkmasın.
Boyunduruk vur ki öküz boynuna
Ayrılsakta beraberiz,
Yüreğimden gitmedin ki
Bir bedende iki canız
Ruhumu terk etmedin ki.
Hayalime doğdu yüzün
Kaybedince Yakup, Yusuf canını
Hüzünlendi birden döktü göz yaşı.
Gösterdiler sahte birşey kanını
Zalimler, Yusufun hemde kardaşı.
Kardeşlerin kıskanç, dengesiz ruhu
Gönlüm ızdırapta sevdam yanıtsız
Kalbim evhamların gölünde yüzer
Aşkın sadakati şeksiz, kanıtsız
Gerçek aşık aşkı, kalbinde sezer.
Bir ümittir aşkın varlığı denir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!