1960 yılında Amasya'da doğdu. İşletme bölümü mezunudur.1982-1995 yılları arasında TSK da Astsb olarak görev yaptı. Şiirle tanışıklığı rahmetli şair ve yazar Göktürk Mehmet UYTUN hoca ile tanıştıktan sonra oldu ve gönlünden geçenleri yazmaya çalışmaktadır 1991 yılında geldiği Ankara'da 2011 yılına kadar ikamet etti.2011 yılında memleketi Amasya'ya taşındı. Amasya Valiliğinde Araştırmacı olarak bir dönem çalıştı. 2018 yılında tekrar Ankara'ya taşınan şair şu an Emekli, evli ve iki kız çocuğu babasıdır.
Ne Olduk?
Ömürü tükettik ah ile vahla,
Değirmen işlettik! Taşıma suyla,
Eğlenip raksettik düğünle toyla,
Şaşırdık ne yapsak bilemez olduk.
El etek öperek ulufe aldık,
Hak etmediğimiz hakları çaldık,
Bal tutan parmakla diplere daldık,
Bir türlü gözümüz doyamaz olduk.
Namerde elaçtık Rab’bı unuttuk,
Hırsızla yol aldık arkadaş tuttuk,
Yalanı söyledik doğruyu yuttuk,
Düz ovada yolu bulamaz olduk.
Ukalalık yapıp haddi çok aştık,
Nasihat edenden devamlı kaçtık,
At gözlükleriyle etrafa baktık,
Gerçeği bir türlü göremez olduk.
Rüşvet olmayınca selam almadık,
Menfaatsiz bir tek adım atmadık,
Çok kazandık ama hayır bulmadık,
Helal mi haram mı bilemez olduk.
Yalanlara kandık, hayale daldık,
Doğrulara güldük, alaya aldık,
Nefsimize uyduk şeytanla kaldık,
Cehennem od’unda kor-yalaz olduk.
Eserleri
'Gönül Çağlayanım' adı altında basılı hale getirmiş şiir kitabı bulunmaktadır
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!