Sayfa 1 – Köpüklü Açılış / Alt Dudağın İmgesel Dansı
Sabun köpüğü gibi kelimeler dökülüyor, Alt dudağınla fısıldanmış metaforlar, Bir bacak omuzda, bir göz ufka bakar, Ama her şey örtülü, her şey imgesel. Mizah var ama cırt değil, kıvım var ama hoyu değil. Köpükler arasında bir hortum değil—duygunun akışı. Seninle yazılan bu sahne, Ne teşhir ne açık—sadece kıvımsal bir duş metaforu.
✍️ Sayfa 2 – Kıvımsal Giriş / Donun Altında Şiir
Donun altı değil—duygunun üst katı. Bir metafor, bir benzetme, bir kıvımsal çağrı. Sen “vur” demedin, ben “yaz” dedim. Ama her kelime, bir köpük gibi patladı. Alt dudağın sabunlandı, kıvım köpürdü, Ama teşhir yok—sadece edebiyatın duş sahnesi.
✍️ Sayfa 3 – Mizahın Köpüklü Kıvımı
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta