Ey sükûttan pay bırakmış yar, şu gökler ahlanır
Hep kokundan esse rüzgâr bil ki dil eyvâhlanır
Bir gülüşten düşte gör sen, öğrenirsin sıratı
Yerle yeksan olsa gözler, sevdadan çarmıhlanır
BABAM (Şimdi)
Her nefesin ardına "Eyvahı" yükleyerek
Sonsuzluk deryasında el pençe bekleyerek;
Hicranın ateşine yanardağ ekleyerek;
Şu dünyanın içinden, göç olan babam şimdi
BENİ BUL
Zerreden filizlenen, ezelden gelen sırrım
Ruhumun etrafında örülmüş bir hasırım
Baştan ayağı rahmet pınarından süzülen
Ben evlat kavgasında Adem'dim hep üzülen
Zamanın köprüsünden yürüdüm geldim sana
Ben hüzün ülkesinde ağlayan ildim sana
Kadranından akrebi yelkovandan ayırdım
Bereket diye seni coğrafyada kayırdım
Bülbül umut dokurken geceye ötüşünde
Andım seni yağmurun toprağı öpüşünde
Andolsun Ya Râb" diyen, Resûlün ümmetine
Yâr ettiğin yurdunu, daim koru Allah’ım
"Zeytin" yaprağındaki "sır adın" hürmetine
Bu Türk’ün ordusunu daim koru Allah’ım
Dış mihrakın soyları hep birlikte azarken
Bugün sana geldim anne
Ömür denen sayfalarımı, ikiye böldüm de geldim
Kederleri sayfalarımdan boşluğa verdim
Dertli türkülerimin satırlarından bir bir indim
Bugün sana geldim anne
35 yılımı topladım da geldim
TESBİH TANESİ
Umudun gemisi battı bu akşam
Hüsrandan huzura yüzemiyorum
Bir nefeslik sanki bu koca yaşam
Düğüm düğüm oldum çözemiyorum
Ebediyete alınan ilk biletin yolcusuydun,
Düzen aynı, sistem aynı,
Varılan adresler aynı...
Biz pek tecrübe sahibi degildik! ...
Nasıldı o cümle '




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!